24 Haziran 2017 Cumartesi

Portekiz'in doğduğu şehir Guimarães

Braga’dan sonra Portekiz’in eski başkenti Guimarães’e hareket ediyoruz. Guimarães, Braga’ya oldukça yakın mesafede. Etrafı yemyeşil dağlarla çevrili Guimarães, tarihini korumuş ve tarihiyle bütünleşmiş bir kent olduğunu, daha kente girdiğimiz andan itibaren hissettiriyor bize. Braga’da olduğu gibi Guimarães’da da, geniş meydanlar karşılıyor bizi. 
Guimarães’in bugüne kadar korunmuş olan tarihi dokusu yanında en önemli özelliği Portekiz’in kuruluşunda oynadığı rol. 
Aqui Nasceu Portugal
Portekiz burada doğdu
Öyle ki Portekiz’in ilk Kralı Afonso Henriques’in burada doğduğuna inanılıyor, bu yüzden Guimarães “Portekiz uyruğunun doğduğu yer” veya “beşik kent” olarak kabul ediliyor. 

Rehberimiz de bunu özellikle vurguluyor ve otobüs içindeki şehir turumuzda dış yüzeyi çinilerle kapılı meydana bakan bu binayı göstererek bu önemli bilgiyi bize aktarıyor. 
Ve… Portekiz uyruğunun doğduğu kenti” geziyoruz. 

Tarihi kent merkezi, bir ortaçağ yerleşimi ve son derece iyi korunmuş. Bu yüzden Guimarães 2001 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.
Largo da Oliveira, Guimarães, Portugal
Derli toplu bir kent ve yürüdüğümüz sokaklar bizi kolaylıkla meydanlara yani kentin merkezine çıkarıyor, bu yüzden kaybolma duygusu taşımıyoruz.

Nüfusu ise ortalama 52.000 Guimarães’ın, bir de İstanbul’un ilçelerini düşünüyorum!.  Bu yüzden küçük ve sakin kent Guimarães, hemen sarıp sarmalıyor bizi. 
Geniş meydanlar 
Yemyeşil dağların ortasında böylesine geniş meydanların kente verdiği ferahlık hissi, eminim burada yaşayan halkı da son derece mutlu ediyordur. Sokaklarında, meydanlarında gezerken gördüğümüz insan manzaraları, bu düşüncemizi kanıtlıyor. 


İnsanların yüzleri gülüyor ve bir rahatlık, dinginlik hali fazlasıyla hissediliyor. Bu duygu bize de yansıyor ve kısıtlı zamanımız olmasına rağmen, aheste bir şekilde dolaşıyoruz Guimarães’de. 

Guimarães’ da meydanların birinde 
semt pazarı kurulmuş. Güler yüzlü hanımlar, 
objektifimize böyle de poz veriyorlar.

Portekiz halkının hamur işlerine düşkünlüğü 
gözümüzden kaçmıyor, üstelik beyler de 
hanımlara yardımcı :)

Bu sevimli delikanlı da,
sanki bilimsel bir deney yapacak ve 
onun hazırlığı içinde gibi!.

Guimarães Kalesi
Kentin merkezine doğru inerken kale surlarını görüyoruz. 1000 yıllık kaleyi ve 15. yüzyılda Bragança ilk dükü tarafından yaptırılan devasa sarayı dolaşmak istiyoruz, ancak diğer yandan zamanımız yeterli değil... 

kaleye girersek hemen çıkamayabiliriz, diğer yerleri göremeyebiliriz, bu yüzden kaleye sadece karşıdan bakmakla yetiniyoruz. 

Guimarâes - Padrão do Salado


Bir de öğle saatlerindeyiz, yeme-içme faslımız olacak ve bu konuda rehberimiz Eser Hn. bizi uyarıyor; tarihi kent merkezindeki restoran ve kafelerde verilen siparişlerin biraz uzun sürdüğünü bu yüzden kenti dolaşmadan önce yemek işini halletmemizi öneriyor.

Biz yine de orta yollu da olsa kentin merkezini dolaşıyoruz ve daha sonra yine güzel bir meydanda birbirinden lezzetli yerel balık çeşitleri içinde -üstelik fiyatlar da son derece makul- mönüden birini seçerek siparişimizi veriyoruz. Yanında ise meşhur Vinho Verde’si ;)    

Burada küçük bir hatırlatma yapayım size. Eğer ki ‘balık’ severek tükettiğiniz bir gıda ise bu konuda Portekiz bir balık cenneti!  Farklı pişirme yöntemleriyle servis edilen, nefis balık yemekleri var. 
Mevsiminde ızgarada pişirilen sardalye balığı milli yemeklerinden biri. En ünlü balık yemeği ise, Pasteis de Bacalhau denilen morina balığından yapılan kroketler, ayrıca karidesli börekler, ızgara jumbo ve ahtapot ızgara çok sevilen yemekleri arasında. Morina balığının 365 farklı yöntemle pişirildiğini dahi söyleyenlere rastladık. Anlayacağınız deniz ürünlerini seviyorsanız eğer, Portekiz’de‘yemek’ başlı başına bir keyif olacaktır. Bu lezzetler sizin de damağınıza hoş gelecektir.

*****

 
Veeee makul bir sürede verdiğimiz siparişler geliyor, ayrıca bu bekleyiş bizi geç kalacağız telaşına hiç sokmuyor, tedirgin etmiyor. Tam tersine, oturduğumuz restoran öyle güzel bir konumda ki, trafiğe kapalı geniş bir meydanın ortasındayız  ve atmosferimiz harika... 
 
Kuş sesleri arasında, çiçeklerle bezenmiş asırlık mekânların panoramasında, tarihi dokuyla bütünleşmek ruhumuza da iyi geliyor. Beden yorgunluğu bir şekilde geçiyor ancak ruh yorgunluğu, nedense ihmal edilen ve aslında en çok dinlenceyi de hak eden o!. Bizi bunaltan ağır ülke gündemi, trafik, stres, kaos…derken bu geziyi sindire sindire yaşamak istiyoruz.

Guimarães bizi, o dingin hali ile sessizliğe davet ediyor. Ruhumuza üflediği bu hava içimizi ferahlatırken,  enerji de topluyoruz bir yandan, ama rehavete kapılmak yok. Hafifledik? mi evet. Leziz yemeğimizi de yedik. Artık gezimize devam edebiliriz.
 
Geriye  bir saatlik vaktimiz var. 
Şimdi yeniden sokaklarda kaybolma zamanı ;)

yüzyılların yorgunluğuyla 
düzleşen taş zeminler....


zarif demir ve granit balkonların 
ve verandaların kendine 
has otantik karakteri...


Liderlerin heykelleri...


malikanelerin kulelerindeki 
çarpıcı profiller...
her detay bir başka güzel..


Convento de Santa Clara, Guimarães

1863




Guimarães’in tarihi kent merkezinde yürürken 
karşımıza çıkan sevimli masklar 
sanatla, tarihle iç içe bir kent dokusu... 
muhteşem değil mi!.

Church Of Santos 
Ve..birkaç görüntü de kilisenin içinden alıp...


Guimarães hatırası pozumuzu da verdikten sonra...
Lizbon'a doğru yola çıkıyoruz.

****
Endülüs Gezi notlarım devam edecektir...
Herkese iyi bayramlar dilerim.

Esin Bozdemir

Portekiz'in inanç merkezi Braga   
Porto'dan izler ve yansımalar

8 yorum:

  1. Esincim ben tuttum bu Guimaraes'i:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @sezer eser perker
      ben de;) görmeni isterim Sezercim:)

      Sil
  2. Ben de sokaklarda huzurla dolaştım sayende :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Handan,
      fotoğraflarla da olsa bu duyguyu yansıtabildimse eğer,
      ne mutlu bana :)

      Sil
  3. Yazınızı okurken bizde sizinle birlikte gezdik sanki. paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Franke Tezgah,
      Eşlik etmenize memnun oldum.
      Ben teşekkür ederim.

      Sil
  4. Harika bir gezi ve harika aktarım; bir bir dolaştım ben de sizinle birlikte. Yalnızca yemek yiyemedim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Halil GÖNÜL,
      Çok teşekkür ederim Halil Bey..
      Soframız hep açıktır :)

      Sil

Related Posts with Thumbnails