5 Ağustos 2009 Çarşamba

Zaman hep geleceğe mi akar !


Kendi kendime, zaman hep geleceğe mi akar, deyip duruyordum. O anda bulduğum yanıtlar, hiç kuşkusuz varlığım kadar gülünçtü. Belki ellerime de benziyorlardı biraz, bira bardağına ya da garsonların gülümseyişlerine de benziyorlardı. Bir keresinde, gözlerimi yine o boş masaya dikmiş ve zamanın tıpkı bir yol, ya da gökyüzüne tırmanan masmavi, kocaman bir ağaç gibi kollara ve dallara ayrıldığını düşünmüştüm. 

Bu varsayıma göre, insan her an bir kavşaktaydı; gördüğü, dokunduğu, yaşadığı, yaşayamadığı ne varsa onlara yaslanarak ya o yolu seçecekti, ya da ötekini. Tabi, bu seçim yalnızca belirlenen yolun gidiş yönünü göstermiyor, aynı zamanda ileride, yönlerin düğümleneceği başka kavşakların kaderini de çiziyordu. (*)


Zaman hep geleceğe mi akar !


Bazen kumru kanadında
Umudun sesine takılır gözlerim

Birikmiş esaretime
Öfkem karışır

Öksüz kalmış düşlerimde
Zaman içimde kızılca kıyamet

Çıkmaz sokaklarda
Kaybolurum!

Gece ayaz, gece karanlık
Gözlerimde yaşlar, içimi acıtır

Bir ses ki ta uzaklardan
Yolumu aydınlatır

An gelir, başımı alıp gitmek isterim
Beni çağıran sese!

Sonra sislerin ardından
Ansızın açılan kapıda

Kollarını açmış, beni bekleyen
Arsız sevdam!

Orda,işte tam karşımda duruyor
Bana bakan gözlerin

Avuçlarımda hala
Bahar sıcaklığın

Kulaklarımda uçuşur
"Uğur böceğim" değişin

Başında kelebekler
Ellerinde papatyalarla

Dağlardan, vadilerden,
Nehirlerden esintiyle gelişin

Yoksa, yoksa
Sen değil misin!
(**)

Son okuduğum kitapta yazar, ne de güzel anlatmış zamanı! İnsanın yaşadığı yerle kurduğu ilişki içinde aldığı durumu ve gelgitler içinde yok olduğu, hayalle gerçeğin, yaşamla ölümün birbirinin içinde eridiği ruh hallerini…

Gerçek mi değil mi bilemediğimiz, zamanın hangi boyutunda, hangi köyün, hangi şehrin, hangi dağın tepesinde olduklarını kestiremediğimiz, çocuklar, kadınlar, erkekler, çobanlar, bekçiler, kediler, köpekler…

Zamanda gezen ve gezdikleri yerlerde izler bırakan, şöyle ya da böyle hep var olan gezginler ve ardından yansıyan nice öyküler…



(**) Şiir: Esmir (izler ve yansımalar)
(*) Ölü Zaman Gezginleri - Hasan Ali Toptaş
Fotoğraf : Christopher Scott

2 yorum:

  1. Ne de güzel anlatılmış ZAMAN dizelerin içinde.Benim geçmişim diye nitelendirdiğim ANları tutmuş bir anda bugüne ve geleceğe taşımız usulca.Geçmiş ve gelecek şu an içimde bu ANDA.Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  2. Nice güzel AN'larınız olsun...Geçmişte yaşadıklarınızı tebessümle hatırlayacağınız, ve bu gün de yaşarken yarına taşıyacağınız nice ANILAR biriksin ZAMAN yolculuğunuzda...
    Benden de dizeler dolusu sevgiler gitsin size...

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails